Üniversitemizin akademik bilgi ve tecrübesini toplumla buluşturmayı
amaçlayan Bilim Kafe etkinliklerinin dokuzuncusu, “Kişisel Verilerin Korunması”
başlığıyla gerçekleştirildi.
Bilim İletişiminden Sorumlu Rektör Danışmanımız ve Sağlık Bilimleri
Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Nuray Öztürk’ün koordinasyonunda
düzenlenen program, Yahşihan Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı
Aile Destek Merkezi’nde (ADEM) yapıldı. İlgi gören etkinliğe ADEM yetkilileri ve
vatandaşlarımız katıldı.


Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programın açılış konuşmasını
gerçekleştiren Bilim İletişiminden Sorumlu Rektör Danışmanı ve Sağlık Bilimleri
Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nuray Öztürk, “Değerli
misafirlerimiz, Kırıkkale Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisimizin düzenlediği
9. Bilim Kafe etkinliğimize hepiniz hoş geldiniz. Bilim İletişimi ve Bilim
Kafeden söz ediyoruz. Öncelikle size bu kavramları açıklamak istiyorum. Bilim İletişimi,
bilimin sadece uzmanlar arasında kalmaması, toplumun her kesimi tarafından
anlaşılabilir, sorgulanabilir ve günlük hayatta kullanılabilir hale getirilmesi
sürecidir. Bilim Kafe ise kısaca, bilimi laboratuvarlardan, ağır terimlerden ve
ulaşılmaz kürsülerden çıkarıp, hayatın içine, yani bir kahve masasına taşıma
sanatıdır. Bu doğrultuda Kırıkkale Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi olarak
bilimsel bilginin ve araştırma sonuçlarının halkımıza ulaştırılması adına park,
köy kahvesi, okul ve kadın dayanışma derneği gibi farklı ortamlarda, her yaştan
ve gruptan katılımcılara etkili
ebeveynlik, tarım, deprem, sosyal medya, beslenme, omurga sağlığı, geleneksel
el sanatları ve aile gibi önemli konularda etkinlikler düzenledik. Bugünkü
etkinliğimizin odak noktasında ise, oldukça kritik bir konu var: “Kişisel Verilerin Korunması”. Dijitalleşen dünyada artık sadece
kapımızı kilitlemek yetmiyor; verilerimizi, anılarımızı ve dijital ayak
izlerimizi de korumamız gerekiyor. Kişisel verilerimizi konuşacağız ama bunu
hukuki maddelere boğularak değil; çocuklarımızın fotoğraflarını paylaştığımız
sosyal medya hesaplarımızdan, dijital bankacılığa kadar geniş bir yelpazede
sohbet havasında ele alacağız. Kadınlar olarak bizler, genellikle ailenin ‘veri
yöneticisiyiz’. “Peki, biz bu dijital kaleyi ne kadar koruyabiliyoruz? ‘Ücretsiz’
diye indirdiğimiz o uygulamalar aslında bizden neler çalıyor? Sosyal medyada
fotoğraf paylaşırken nelere dikkat etmeliyiz? Her gün kabul ettiğimiz o ‘çerezler’
ve uzun kullanım sözleşmeleri gerçekten göründüğü kadar masum mu?” Bugün konuğumuz
Prof. Dr. İslam Safa Kaya ile birlikte bu sorulara cevap arayacağız. Lütfen soru
sormaktan, merak etmekten ve ‘Bu benim başıma gelmişti’ diyerek anlatmaktan
çekinmeyin. Çünkü bilim, paylaştıkça ve üzerine konuşuldukça hayatımızı
güzelleştirir. Keyifli bir sohbet diliyorum.” dedi.



Etkinliğin konuşmacısı olan Üniversitemiz Hukuk Fakültesi öğretim üyesi
Prof. Dr. İslam Safa Kaya, “Dijital Dünyada Güvende Kalmak” başlıklı sunumunda
dijitalleşmeyle birlikte kişisel verilerin korunmasının bireyler açısından
hayati bir önem kazandığını vurguladı.
Prof. Dr. İslam Safa Kaya, “Şehrimizin kıymetli hanımefendileri başta
olmak üzere hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Bilim Kafe etkinlikleri
kapsamında her ay farklı bir çalışma yaparak halkımızla bir araya geliyoruz.
Bugün de kişisel verilerin korunması hususunda sizleri bilgilendirmek üzere
buradayım. Kişisel verilerin korunması, hayatımızın merkezinde yer alan bir
konu. Dijital teknolojinin gittiği ve gideceği yerleri hesaplayamaz hale
geldik. Dijital teknolojinin imkânları bize gündelik yaşamda kolaylık sağlarken
diğer taraftan da bazı ciddi sorunlarla karşılaşmamıza neden olabiliyor. Günlük
hayatta elimizden düşürmediğimiz telefonlarımız ve karşısında sürekli vakit
geçirdiğimiz tablet ve bilgisayarlarımız, zamanla üçüncü kişiler vasıtasıyla
bir tuzağa dönüştürülebiliyor. Bugünkü sohbetimizde bu tehlikelerden korunmak
için işinize yarayacak bilgileri sizlerle paylaşacağım ve sorularınızı
cevaplayacağım.” dedi.

Sunumunda “kişisel veri”
kavramını ayrıntılı biçimde ele alan Prof. Dr. Kaya; kimlik bilgileri, iletişim
bilgileri, konum verileri, sağlık verileri, biyometrik veriler ve dijital
ortamda bırakılan izlerin kişisel veri kapsamında değerlendirildiğini ifade
etti. Özellikle sosyal medya paylaşımlarının, mobil uygulamalara verilen
izinlerin ve çevrim içi alışverişlerde paylaşılan bilgilerin ciddi riskler
barındırdığını dile getirdi.
Prof. Dr. İslam Safa Kaya, “Bu riskler bizlere birkaç tıklama
mesafesindedir. Bir linke tıklamanız önünüzdeki beş yılı etkileyecek, sizi zor
duruma sokacak etkiye sürükleyebileceği gibi üçüncü bir kişinin mağduriyetine
de sebep olabilir. Bu konuda sorumluluklarımızı bilmemiz gerekiyor. Mesela
çoğumuz sosyal medya kullanıyoruz. Başka insanların fotoğraflarının yer aldığı
bir fotoğrafı etiketlerken rıza alıyor muyuz? Eğer rıza almadan yaparsak
başımıza bir iş açılabilir. Dijital ortamda yaptığımız paylaşımların görünmeyen
bir bedeli olabilir. Bu nedenle paylaşım yaparken dikkat etmeliyiz.” şeklinde
konuştu.
Katılımcılara dijital ortamda daha güvenli hareket edebilmek için
önerilerde bulunan Prof. Dr. Kaya; güçlü ve benzersiz şifreler kullanılması,
iki aşamalı doğrulama sistemlerinin tercih edilmesi, bilinmeyen bağlantılara
tıklanmaması ve kullanılan uygulamaların veri erişim izinlerinin düzenli olarak
kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Safa Kaya, sunumunda ayrıca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na da değinerek, kısaca KVKK olarak bilinen Kanunun temel amacının kişisel verilerin işlenmesinde bireylerin temel hak ve özgürlüklerini korumak olduğunu ifade etti. Veri sahiplerinin sahip olduğu haklar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Kaya, kişisel verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme, yanlış veya eksik işlenen verilerin düzeltilmesini talep etme ve gerekli şartlar oluştuğunda verilerin silinmesini isteme haklarının altını çizdi.
kırpma.jpg)

Sunumun önemli başlıklarından birini ise, çocukların dijital dünyada korunması
oluşturdu. Prof. Dr. Kaya, çocuklara ait kişisel verilerin paylaşımında
ailelerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak, erken yaşta dijital
mahremiyet bilinci kazandırılmasının önemine değindi. Güvenli internet
kullanımı konusunda ailelere rehberlik etmenin, çocukların dijital risklerden
korunmasında önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Prof. Dr. İslam Safa Kaya, “Çağımızın hastalıklarından biri de beğeni
almak suretiyle toplum içinde yer edinebilmektir. Maalesef ki başarılarla,
mesleki kariyerle, yapılan önemli işlerle değil de gelip geçici işlerle ön
plana çıkmaya çalışan ve karakterini bunun üzerine inşa etmeye çalışan
gençlerimiz var. Eğitimciler olarak elimizden geldiği kadarıyla gençlerimizi
kötü alışkanlıklardan kurtarmaya çalışıyoruz, ancak burada en önemli görev öncelikle
ailelere düşüyor. Onun için burada öğrendiğimiz tedbirleri önce kendimiz
uygulayacağız. Sonrasında da çocuklarımıza öğretip uygulatacağız.” dedi.
Sunumunda dijital dünyada sıkça merak edilen sorulara da değinen Prof.
Dr. Kaya, “Telefonlarımız bizi dinliyor mu?” sorusunun kamuoyunda yaygın bir
endişe oluşturduğunu belirterek, bu durumun çoğunlukla uygulamalara verilen
mikrofon ve erişim izinlerinden kaynaklandığını ifade etti. Kullanıcıların
farkında olmadan verdikleri izinlerin, kişisel verilerin toplanmasına zemin hazırlayabildiğini
vurguladı.

Güvenli internet alışverişi konusuna da değinen Prof. Dr. Kaya,
özellikle sahte e-ticaret siteleri ve kopya ödeme sayfalarına karşı dikkatli
olunması gerektiğini söyledi. Güvenli sitelerin tercih edilmesi, adres
çubuğunda güvenlik sertifikalarının kontrol edilmesi ve kişisel bilgilerin
herkese açık ağlar üzerinden paylaşılmaması gerektiğini hatırlattı.
Bilgi kirliliğinin dijital çağın en büyük sorunlarından biri haline
geldiğini belirten Prof. Dr. Kaya, bireylerin yanlış ve yanıltıcı bilgilere
karşı adeta bir “güvenlik duvarı” görevi üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Sosyal medyada veya mesajlaşma uygulamalarında karşılaşılan her bilginin
doğruluğunun sorgulanmasının, dijital farkındalığın temel unsurlarından biri
olduğunu dile getirdi.
Sunumda “dijital olta” olarak adlandırılan linkler ve mesajlar da ele
alındı. Prof. Dr. Kaya, özellikle bankacılık, kargo veya resmi kurum adı
kullanılarak gönderilen bağlantıların ciddi riskler taşıdığını belirterek,
tanınmayan kaynaklardan gelen linklere kesinlikle tıklanmaması gerektiğini
vurguladı.
Yapay zekâ teknolojilerinin getirdiği yeni tehditlere de dikkat çeken
Prof. Dr. Kaya, tanıdık bir sesin arkasında aslında yabancı bir kişinin
olabileceğini ifade etti. Bu noktada deepfake teknolojilerinin ve dijital
manipülasyonun, bireyleri yanıltmak ve dolandırıcılık yapmak amacıyla
kullanılabildiğini belirten Kaya, özellikle ses ve görüntü kayıtları üzerinden
yapılan sahte içeriklere karşı temkinli olunması gerektiğini söyledi.

İnteraktif bir şekilde gerçekleşen sunumun ardından Bilim İletişiminden Sorumlu Rektör Danışmanımız ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Nuray Öztürk, Prof. Dr. İslam Safa Kaya’ya teşekkür ederek çini işlemeli fincan seti hediye etti.
Dr. Öğr. Üyesi Nuray Öztürk; Üniversitemizin, toplumsal katkı misyonu kapsamında olmak üzere, Bilim İletişimi Ofisimiz tarafından organize edilen Bilim Kafe etkinlikleri aracılığıyla akademik bilgiyi toplumla buluşturma faaliyetlerine devam edeceğini belirtti.
Program, günün anısına fotoğraf çektirilmesi ile sona erdi.
